Anne ve babalarının ani ölümüyle hayatları altüst olan Sayuri, henüz genç yaşta hem ablalık hem de ebeveynlik sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalır. Kardeşlerine güvenli bir yaşam sağlayabilmek için toplumun küçümseyerek baktığı bir gece kulübünde çalışmaya başlar. Yaptığı iş yüzünden yargılansa da, onun için önemli olan tek şey ailesini ayakta tutabilmektir.
En küçük kardeşi Rinko ise ablasının verdiği mücadeleyi yakından gördüğü için kendi hayallerini geri plana iter. Sorun çıkarmayan, başarılı ve örnek biri olmaya çalışarak Sayuri’nin yükünü hafifletmeye inanır. Yıllarca kendi hislerini bastırıp başkalarının beklentilerine göre yaşayan Rinko’nun düzeni, evlilik hayallerinin beklenmedik şekilde sona ermesiyle sarsılır.
Bu kırılma noktası, iki kardeş arasında yıllardır konuşulmayan duyguların ortaya çıkmasına neden olur. Sevgiyle bağlı oldukları kadar birbirlerine karşı kırgınlık da taşıyan Sayuri ve Rinko, geçmişin yüküyle yüzleşmek zorunda kalır. Rinko ise ilk kez, başkalarını mutlu etmek yerine kendi hayatını nasıl yaşamak istediğini sorgulamaya başlar.