Takıntı ve arzu ekseninde ilerleyen hikâye, Simon adlı bir adamın sevgilisi Ariane üzerindeki mutlak hâkimiyet isteğini merkezine alır. Simon için Ariane, yalnızca romantik bir partner değil; geçmişinden geleceğine kadar tüm yönleriyle çözülmesi, anlaşılması ve sahip olunması gereken bir varlıktır. Onun iç dünyasını ve sırlarını bütünüyle ele geçirme arzusu, zamanla sağlıksız bir saplantıya dönüşür.
Simon’un zihnini kurcalayan bir diğer düşünce ise Ariane’ın Andrée adındaki bir kadınla gizli ve ikiyüzlü bir ilişki yaşadığına dair şüpheleridir. Bu kuşku, Simon’un kontrol ihtiyacını daha da körükler ve gerçek ile hayal arasındaki sınır giderek bulanıklaşır. Gün geçtikçe artan bu takıntı, hem Simon’un ruhsal dengesini hem de ilişkilerinin doğasını karanlık bir noktaya sürükler.